Sıradaki içerik:

Üriner İnkontinans (İdrar Kaçırma)

e
sv

Polikistik Over Sendromu

avatar

AYG

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Polikistik over sendromu (PKOS) üreme çağındaki kadınlar arasında en sık görülen endokrin ve metabolik hastalıklardan biridir. Son yıllarda sıklılığı artmakla birlikte yaklaşık olarak her 10 kadından birinde bu hormon bozukluğu görülür. Adet görmeye başlanılan ergenliğin ilk yıllarından itibaren her yaşta görülebilir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte ailesel-genetik etkenler, beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.

Adet düzensizliği özellikle adet gecikmeleri sıklıkla ilk belirti olarak karşımıza çıkar. Erkek tipi hormonların arttığı bu hastalıkta aynı zamanda tüylenme artışı, sivilcelenme, ciltte yağlanma, kilo artışı (insülin direnci) ve erkek tipi saç dökülmesi gibi sorunlara da neden olabilir. Bunun yanında yumurtlama sorunu yaratarak doğurganlığı olumsuz etkileyip kısırlığa neden olabilir. Daha az sıklıkla da ciltte kararma, baş ağrıları ve depresyon görülebilir. Ancak şu da bilinmelidir her adet düzensizliği Polikistik over sendromu değildir.

Polikistik over sendromu düşünülen durumlarda hastanın öyküsü alınıp detaylı muayene yapılarak tam bir klinik değerlendirme yapılmalıdır. Ultrasonografi ile yumurtalıklarda Polikistik over yapısının tespit edilmesi tanıda yardımcı olur. Ardından hormon tahlilleri ile tanı netleştirilebilir. Yapılan incelemeler sonrasında hastalığın hafif, orta ve şiddetli olmasına göre tedavi ve takip planlanır.

Yumurtalıklarda çok sayıda iyi huylu küçük kistler oluşur. Bu kistlerden salgılanan hormonlar polikistik over sendromu ile ilgili şikayetlerin oluşmasına neden olur.

Tedavide kilo kontrolü birinci basamaktır. Yapılan değerlendirme sonucunda tespit edilen hormon bozuklukları ve buna bağlı oluşan şikayetlere yönelik tedavi planlanır. Ağırlıklı şikayete göre veya hormon bozukluğunu tipine göre düzenli ilaç kullanımı ile sorun giderilmeye çalışılır. Tedavide doğum kontrol hapları ve adet düzenleyici hormon ilaçları kullanılır. Hormon tedavisinden beklenen etki geç olacağından ilaçlara en az 6-12 ay devam edilmelidir.  Ayrıca insülin direnci ve kilo artışı nedeni ile diyetisyen gözetimi altından kilo vermek tedaviyi kolaylaştırıp ilaç kullanma sürenin kısalmasına yardımcı olabilir. Sağlıklı kiloya ulaşmak çoğu zaman adet düzensizliğini ve yumurtlama sorununu ortadan kaldırmakta tek başına yeterli olabilmektedir. Vücutta meydana gelen saç dökülmesi, erkek tipi tüylenme, ciltte yağlanma ve sivilcelenme gibi şikayetlerin Dermatoloji uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekebilmektedir. Yumurtlama sorunu yaşayan ve çocuk sahibi olmak için tedavi planlanan hastalarda laparoskopik olarak cerrahi tedavi de gerekebilir. 

Hastalığın erken teşhis edilmesi ve tedavinin erken başlanması hem tedaviyi kolaylaştırır hem de diğer şikayetlerin oluşmasına izin verilmeden tedavi süreci tamamlanmış olur.  Tedavi edilmemesi durumunda vücuttaki hormon değişiklikleri uzun zaman sonra hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, rahim kanseri, depresyon, karaciğer yağlanması, diyabet ve kısırlık gibi ikincil hastalıklara neden olabilir.

Bir önceki yazımız olan Üriner İnkontinans (İdrar Kaçırma) başlıklı makalemizde Durum, İdrar ve İdrar Kaçırma hakkında bilgiler verilmektedir.

  • Site İçi Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.