Sıradaki içerik:

Diş Fırçalama ve Ağız Gargarası İle Koronavirüs Önlenebilir Mi?

e
sv

EMDR Terapisi Nedir?

avatar

AYG

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

EMDR, psikoterapist Francine Shapiro’nun geliştirmiş olduğu bir terapi yöntemidir. Kişinin dile getirdiği semptomlarına (şikayetlerine) travma perspektifinden bakar. Türkçesi, Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme’dir.

EMDR ile nasıl çalışılır?

Beynimiz iki yarı küreden oluşur. Ve bu iki yarı küre senkronize bir şekilde çalışabilmek için birbirine Corpus Callosum denen bir yapı ile bağlıdır. Eğer bu bağlantı olmazsa vücudumuzun sağı ve solu birbirinden bağımsız  hareket eder.

Vücudumuzu başımızdan ayaklarımıza kadar tam ortadan dikeylemesine böldüğümüzü düşünelim. Sağ tarafımız ve sol tarafımız… Bu iki tarafı farklı yarı küreler (hemisfer) yönetir. Vücudumuzun sağ tarafını sol yarı küre, sol tarafını da sağ yarı küre yönetir. Bir örnekle durumu açıklığa kavuşturalım: Diyelim ki sağ elimizle bir kalem tutuyoruz. Sağ elimiz, beynimizin sol yarı küresine kalemi tutarken hissettiği tüm şeyleri bilgi olarak gönderir. Fakat bu bilgiler sadece sol yarı kürede kalırsa kalemi anlamlandıramayız. Yani ne olduğunu anlayamayız. Bu nedenle bilgileri alan sol yarı küre, elindeki tüm verileri corpus callosum vasıtasıyla sağ yarı küreye gönderir. Bu sırada beynimizde sağdan sola, soldan sağa elektrik akımı oluşur. Ve eldeki tüm veriler bu akış sayesinde bütünleştirilir, anlamlı hale gelir. Artık sağ elimizle tuttuğumuz kalemin bir kalem olduğunun farkına varırız. Ve bizim için bilgiyi işleme süreci sağlıklı bir şekilde tamamlanmış olur. Ortada anlamlandırılamamış bir durum yoktur. 

Aynı bilgi işleme süreci yaşadığımız olayların anlamlandırılması konusunda da geçerlidir. Yaşadığımız bazı şeyleri yani yaşantıdan elde edilen verileri beynimiz kolayca işler. Fakat bazı yaşadıklarımızın duygusal yükü o kadar fazla olur ki, beynimiz bu baskı altında bilgileri işleme sürecini sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremez. Ve yaşadığımız olayla ilgili tüm veriler beynimizin bir yarı küresinde adeta hapsolur. Bu hapsolma neticesinde bizi olumsuz etkileyen düşünceler, duygular ve bedensel bazı belirtiler ortaya çıkar. Diyelim ki Ayşe bundan 5 sene önce bir köpek tarafından kovalandı. O sırada ısırılacağını, köpekle baş edemeyeceğini, güçsüz olduğunu vs düşündü. Köpekten o kadar korktu ki elleri buz gibi oldu, kalp atışları hızlandı, soğuk terler döktü. Koşup saklandı ve bir şekilde bu durum geçti gitti. Ayşe’nin beyni eğer bu durumu sağlıklı bir şekilde işleyemezse Ayşe büyük bir ihtimalle köpeklere karşı fobi geliştirecektir. Bu durumda her köpekle karşılaşma durumunda ya da havlama sesi duyduğunda tıpkı 5 sene önceki olayda yaşadıklarının aynısını ya da benzerlerini yaşar. Yine elleri buz keser, kalbi hızlı çarpmaya başlar, soğuk terler dökmeye başlar. Ve bu nedenle Ayşe sokaklarda rahat dolaşamaz, sürekli ya bir köpekle karşılaşırsam endişesiyle yaşar. Ve hayatı konforsuz hale gelir.

EMDR terapisinde bugünümüzü etkileyen bu travmatik, zorlayıcı yaşantılarımızın paket halinde (düşünce-duygu-bedensel belirtiler ve davranışları içerir) depolanmış verilerinin görsel/ dokunsal/ işitsel uyaranlar verilerek beyin tarafından yeniden ve sağlıklı bir şekilde işlenmesi sağlanır. Amaç yaşanılan olumsuz olayın negatif etkilerini nötre çevirip olaya daha gerçekçi bir açıdan bakmayı sağlamaktır. Mesela bu köpek kovalama olayını yaşayan Ayşe, sonrasında kendisi için “güçsüzüm”, “güvende değilim” vb negatif yükte olan şeyler düşünürken EMDR seanları sonrasında “güçlüyüm”, “artık geçti, güvendeyim” şeklinde kendisini daha özgürleştirecek pozitif düşüncelere geçiş yapabilir. 

EMDR kötü anıları silmez! Bu medyanın yanlış yönlendirmesidir. Yaşanılan olayların sadece üzerimizdeki negatif etkileri geçirilebilir. EMDR özgürleştirir.

Bir önceki yazımız olan Sana Değil Çevreye Güvenmiyorum! başlıklı makalemizde Çocuklar, Güven ve Olma hakkında bilgiler verilmektedir.

  • Site İçi Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.